Wednesday, November 4, 2009

Dede Geldiiiiii


27 Ekimde dedemiz geldi. 1 Kasimda da hayvanat bahcesinin yolunu tuttuk. Ama sicaktan kavrulduk. Hem yurusun hem bizim kontrolumuzde olsun diye aldigimiz bu sirt cantasi gibi sey tuylu oldugundan, fazlasiyla sicaklik verdiginden en fazla 5 dakika takili kaldi. Sonra cantayi cikardik ve Yunus kosturmaya basladi. Sicakta pesinden kosmak cok yorucu oldugundan sonunda arabasina oturtmak zorunda kaldik. Ama oyle ozgurce kostururken ne kadar mutlu ! :)

Kucuk Adam


Monday, September 21, 2009

Yunus ve Balonu

Ayrilmaz ikili oldular. Yunus uyandigi andan itibaren evde surekli yurume halinde. Tv de reklam varsa ya da cizgifilm o zaman oturuyor. Ya da sirtustu yere yatip oyle izliyor. A bir de Mete'nin yatagina cikip yatiyor, oturuyor bazen. Orayi seviyor. Ama bunlarin disinda hep yurume halinde. Kesif yapacak ama anne baba Mete'den o kadar hazirlikli ki. Karistiracak birsey bulmasi imkansiz. Mutfak dolaplari kilitli. Ortada ne raf var, ne biblo ! Salonda iki koltuk bir karyola. Giriste iki koltuk bir masa. E diger kapilar kapali. O halde? Yunus da yuruyor iste. Annesinin babasinin actigi kapilardan iceri suzulmeye calisiyor. Buzdolabi kapisinin acilmasini kolluyor. Mete'nin odasindaki oyuncaklarla oyalaniyor. Ama butun bunlar olurken balonunu hic birakmiyor. Balon bir sure sonra ya iyice sonup ufaliyor ya da Yunus'un dislerine dayanamayip patliyor. Ama olsun marketteki kizlar yeni bir balon veriyor Yunus'u her gorduklerinde. Yunus da bir hafta yesil bir hafta mavi bazen turuncu balonu ile yuruyor da yuruyor...

Inmeyi de Ogrendik Sukur

Yunus, Mete'nin yatagina, koltuklara cikmaya baslayinca endiselendik. (Garip sey herseyi ikinci kez yasamak...) Basinda bekler hale geldik bir sure, o , yataga cikinca. E tabii birkac kez de dustu. Sonra Mete'ye ogrettigimiz gibi Yunus'a anlattik nasil inmesi gerektigini. Bu kez Mete gosterdi nasil inecegini. Ve iste Yunus bu isi kapti. Biz de huzura erdik :)

Sunday, September 6, 2009

Yunus 1 Yasinda

Hizlandirilmis gunlerin icinde ne oldugunu anlamadan 1 seneyi bitirmisiz bile. Koca bir Vayyyyy yakisir bu duruma ! Tam bir yil once bugun sabah 5'te dogruca hastaneye gittik. Keyifsiz 6 saat sonunda ameliyata girdim. Abisinin aksine dogdugu saniyeden temizlenip giydirilisine hatta ameliyathaneyi terk edisine kadar aglamasini hic kesmeyen oglum dunyaya geldi. Annesinin yunus baligi.. Dileklerim hep ayni. Saglikli huzurlu bir hayat. Sevdikleriyle, sevenleriyle birlikte olacagi bir hayat. Insallah hep sukreden, hayati iyi yonleriyle gorup, yasayan biri olursun guzel yavrum.


Gelelim 12.ayinda neler yaptigina. Hala yemek yemende bir sorun yok. Bazen huysuzluk yapsan da tv de reklam oldugu muddetce sorun olmuyor. Ben yine onceki tecrubemden bir gun istahinin kapanacagini beklemekteyim. Ama umarim yanilirim ve boyle bir sey olmaz. Uyku durumumuz ayni. Umarim o da hep boyle devam eder. Yeni olarak artik abinin yatagina tirmaniyorsun. Aslinda bir aydir timaniyordun ama simdi daha SIK yapiyorsun bunu. Bu, tedirgin ediyor bizi

cunku isin kotu tarafi nasil inecegini bilmiyorsun. Salondaki koltuklara tirmanma girisimlerin basladi. Onlar biraz yuksek oldugundan vakit alacak. Inmeyi de ogrendiginde zaten artik kendini koruyacak bir hale geleceksin sanirim. Boylece abin seninle yerde yuvarlanmaca oynadiginda onun altinda kalip ezilmeyeceksin:)

3 gun sonra:
1.yas kontrolu icin doktora gittik. Kilosu ve boyu cok iyi dedi. Yani hersey yolunda Allaha sukur.
Boy: 31.5 inch (%90)= 80 cm
Kilo: 24.3 lb (%75) = 11 kg
Bas : 47 cm (%55)

Thursday, August 27, 2009

Kotu Bir Ani

Bugun Sophia abla bize sabah cayina geldi. Ve ben kapiyi tam olarak kapatmamisim ! Iki saat sonra bir ara Yunus kapiyi itip disari cikmis. Mete salonda bizim yanimizdaydi. Sophia abla artik gitmek uzere kalktiginda sokak kapisina yoneldigimizde, kapiyi acik bulduk. Disari kosturdugumda Yunus'u garaj kapisinin onunde buldum... Omrumden gitti... Olabilecek kotu seyleri dusunmeden duramiyorum, buraya yazip daha da kotu hissetmek istemiyorum. Sadece sukrediyorum Allah'a.

Not: Yukaridaki onlem, karyolanin boyasini ve tahtasini daha fazla kemirmemen icin. Bu arada karyolanin onundeki buyuk dolap nihayet kalkti. Mete artik bu konuda tamamen guvenli. Buyuyoruz, daha cok anliyoruz. Daha da guzel olacak hersey.

Monday, August 10, 2009

11 Aylik

10 Agustos 2009
Doktor kontrolu bu ayda da yok. Yine kilo boy olculeri yok.
Sanirim bu ay icin yazabilecegim en buyuk gelisme, yurumesi. Hatta bugun diyebilirim ki artik dengesi cok daha duzgun. Sendelediginde geri adim atiyor. Artik daha az dusuyor. Citi cekip oyun alanini salonla sinirlandirdigimiz zaman kiziyor. Basini alip gidecek ya Mete'nin odasina, ya yatakodasina. Ya da mutfak kilerine girip patatesleri yoklayacak. Mutfak dolaplarini acma girisimlerine coktan basladi ve kilitleri farketti. Bakti ki ugraslari sonuc vermeyecek birakti , baska kesiflere yelken acti. Mete zamaninda ne yaptiysa Yunus da aynen tekrarliyor. Jaluziler hunharca parcalaniyor, firinin koluna asilan kurulama bezleri cekistiriliyor, pencere altindaki duvarda disler bileniyor, boya kalintilari yemek isteniyor! Bulsa daha neler yapacak ama anne babasi, Mete sayesinde yapabileceklerini o kadar iyi biliyor , derslerini o kadar iyi ogrenmisler ki, Yunus'a cok bir sey birakmamislar.
Gunduzleri ogleden once ve ikindi uykularini bazen bire indiriyor. Gece yine annesinin yaninda ve onun yataginda kendi kendine uykuya daliyor. Uykuya dalar dalmaz da annesi tarafindan kendi yatagina goturuluyor. (Yine yatakodasindaki yer yatagina) Ve butun gece orada uyuyor. Mete ile iliskileri ise karmasik. Mete'yi bir sekilde kaniksamis durumda, hem onun itiraz edecegi oyuncaklara elini atiyor, akabinde de kacmaya calisiyor !!! Bazen oyle seyler yapiyor ki, bizi Mete'den cok daha fazla zorlayacagini dusunuyoruz...
Tek istegim saglikli olmalari, buyuduklerini, mutlu olduklarini , kendi kendilerine yetebildiklerini gormek. Allahim insallah bunu gorebilirim.